Serap's profile..:: Serap ::.. ...::: H...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
..:: Serap ::.. ...::: Hayat Sevince GüzELLL :::...αηℓıк zєνкℓєяє ∂öηüsєη αsкℓαяα ιηαт.||¢ıкαяѕız¢α|| уαηℓız вιяιηι öℓüмüηє ѕєνє¢єqim... |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
August 29 BİR GÜN DAHA BİTMEDENBir gün daha bitti.Ufukta yeni batan güneşin büyüleyici kızıllığı duruyor hala.
Ve ay güneşin görevini devralmak için bekliyor,yıldızlar da aya eşlik etmek için...
Bir gün daha bitti.Geçmişin ağır yükü omuzlarımızda,dostlukların,sevdaların yıprattığı yüreklerimiz artık bitap düşmüş.Yeni sevdalara kapı aralamak istemiyor.İki büklüm olmuşuz menfaatler karşısında,
hayattan zevk almayı unutmuşuz gündelik telaşlar denizinde kaybolurken.
Birine nasıl ihanet edebileceğimizi,en vefasız insan olmak için neler yapılacağını,sürekli somurtmayı, dostlukları ,sevdaları çöpe atmayı bazen, bazen de çıkar ilişkileri çerçevesinde yaşamayı
en saf duygularımızı bile, kazık atmayı sözde çok sevdiklerimize,nefreti , kini çok iyi öğrenmişiz.
Tecrübemiz büyük bu konularda.
Lakin henüz öğrenememişiz sevdaların,dostlukların yüceliğini,hayattan zevk alabilmenin
tek yolunun sevgiden geçtiğini,telaşları bir kenara bırakıp içimizden geldiğince
yaşamamız gerektiğini hayatı,kimsenin başaramadığını başarıp vefalı olmayı,gülmeyi......
Ne de çok şey öğrenememişiz!!! Daha doğrusu öğrenmek istememişiz galiba. Ne kadar güzellik varsa çevremizde elimizden geldiğince uzak tarihlere ertelemişiz bunları
yaşama zevkini tatmayı.
Sevdiklerimize SENİ SEVİYORUM dememişiz tereddütsüz,sarılamamışız sıkı sıkıya. Belki yolda gördüğümüz sıradan birine , belki en yakınımızdakine yürekten gülememişiz, İyilik etmemişiz acaba döner mi tekrar bana demeden.
Affedememişiz en küçük hataları ,candostları silmişiz belki de kocaman hiçler uğruna... Bir gün daha bitti.ve belki hayattaki son günlerimiz kaybolup gidiyor sezdirmeden bizlere. Yapamadıklarımız için , içimizdeki keşkeler için ek süre tanınmayacak hiç birimize. İyisi mi daha geç olmadan bir yerlerinden tutmalı hayatın,güneşin güzelliğini farketmeli, yıldızlara sevdalar yükleyip sahiplerine ulaştırmalı, SENİ SEVİYORUMMMM demeli... affetmeli herkesi, dostluğun değerini bilmeli... Bir gün daha kaymadan yüreğimizin ömründen ’’keşkeleri iyikilere çevirmeli’’. Son gündür belki de diyip bir günü de dolu dolu eskitmeli.... Asla farkına varamıyoruz ama yarın geriye kalan ömrümüzün ilk günü!... October 08 AŞK-I KIYAMETBir Zaman Gelir..Her Sey Unutulur.. Hic Yasanmamıs Gibi Durur Evler, Odalar, Zamanın Gerisinde.. Bizler İlerlemis Oluruz Cunku.. Nankörlüğümüzle.. Aşk'ın Kıyameti Budur Aslında.. Yaşanılanı Hiçe Saymak , Unutmak, Vefa'dan Bi Haber olmak.. En Nihayetinde Nankör Olmak! Aşk'a Kıyametleri Koparttırır . Kimisi Aldığını Zannederken Verir, Karşısındakini
Yüceltir, Kimisi Vermeyi Bile Bilmez Aşkın Uç Noktalarını Görememiştir.. Hep İster.. Hep İsteyen, Görmeyen, Dinlemeyen.. Bu Alışverişte Bir Hayalden Düş kırıklığından Başka Hiç Birşey Elde Edemez, Hayal ettiği de Kendinindir Zaten... . Kendine Kalır.. Aşk Bir Danstır Aslında ; Tarafların Uyumuyla Bir
Şaheser Haline Gelir, Bunun Yanında Komedramlar Yaşanacaktır Elbette.. Çılgınca Kendini Kaptıranlar, Dans Etmesini Bilmeden Kabugunda Duranlar Maskaralar, Birbirinin Ayağına Değil , Üstüne BASANLAR Elbette Vardır , Olacaktır. Onemli Olan Kıymet Bilmektir.. Vefa Satılmaz Hic Bir Yerde.. Aşkın Kendine Özgü Bir Dili Vardır Bilirmisiniz? Bilmeyenle Konuşmaz Zaten, Ama Gel Görki Herkesin Yüreğinden Nedenini Bilmesede Bir Hüzzam Şarkısı Geçmiştir.. Aşk Konuşur! Duymasını Bilene.. Yanınızdakinin, Yakınınızdakinin Kıymetini Bilin Aşkı Küstürüp, Ne Kendinize Eziyet Edin Ne Karsınızdakine... İnsan Oğlunu Ayakta Tutan En Büyük Duygulardan Biri Budur... Aşk Yaralı dır Ve Neredeyse Çaresiz Hale gelmiştir. Herkes Gercekten Daha Duyarlı Olabilir.. Ve Dikkat edin Aşk Gezegeninde Kıyamet Her An Kopabilir.. August 25 SEVGİMİN COŞKUSUİnsanın içine işleyen bir ayaza ev sahipliği yapan kış sabahında,seni düşündüğümde içime yayılan sıcaklığın,
dışarıdaki iki metre karı bile eritebileceğini düşünüyorsam…
Uykudan yüzümde mutlu bir gülümseme ile kalkıp benimle birlikte uyanan güne senin adını veriyorsam… Evimin bütün duvarlarında senin yüzünü görüp,bana baktığını hissediyorsam… Ve bu beni her gün hep aynı şekilde heyecanlandırıyorsa… Sokakta bana bakan her insan,yüzümdeki tarifsiz sevinci görüp hayrete düşüyorsa… Sevdiğin şarkıyı defalarca başa alıp bıkmadan defalarca dinleyebiliyorsam… O şarkının her sözüne seninle ilgili ayrı bir anlam yüklüyorsam… Yorucu bir günün sonunda ufacık bir sözünle,bir gülüşünle uzun bir tatilden dönmüş gibi enerji doluyorsam… Ve o enerjiyle günlerce hiç durmadan çalışabileceğimi duyumsuyorsam… Gün boyu saatleri,dakikaları sayıp ’neden geçmiyor bunlar’ diye hayıflanıyorsam… Ve hep seninle buluşacağımız anı bekliyorsam… Kitap okurken seni düşünmekten kendimi alamayıp aynı satırı defalarca tekrar ediyorsam… Sonra sana bunu anlattığımda birlikte ne kadar güleceğimizi düşünüyorsam… Seninle ilgili planlar yapıyorsam… Sadece varsayımlara dayalı olsa bile o planları mükemmelleştirmek için her ayrıntının üzeride dakikalarca düşünüyorsam…
Yıllardır sevgililerin kullandığı klasik sözcüklerin benim duygularımı anlatmaya yetmediğini fark ediyorsam… Yinede bunları söylemekten hiç ama hiç bıkmıyorsam… Sevgimin coşkusunu sana yansıttığımda senin de bana aynı coşkuyla karşılık vereceğini biliyorsam… Kahkahanın en güzelini seninle atacağımı,yemeğin en güzelini seninle yiyeceğimi, seninle düşünüyorsam… ‘hayatının en anlamlı şeyi ne’ diye sorduklarında tereddüt bile etmeden senin adını verebiliyorsam… Sen benim için VAZGEÇİLMEZ olmuşsun demektir!!! HAZIR MISIN? ÖLÜP ÖLÜP DİRİLMEYETam göğsünün ortasında bir yerin acıyacak...evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin...
FERHAT GÖÇER - BİRİ BANA GELSİNİlgili aramalar: müzik - ferhat gocer biri bana gelsin - ferhat gocer - biri - bana - gelsin BEN SENİ SEVERKEN SEN YANIMDA YOKTUN !!!Ben seni severken Sen yanımda yoktun ki!
August 17 AŞK HAK EDENİN OLMALI
August 07 ZORLA KİMSE KİMSEYİ SEVEMEZHer sevdiğin sevecek diye ağlıyorsun ama zorla herkes herkesi sevemez ki! Sırf iyi bir insansın, âşıksın, hayatının anlamı o diye, o seni sevemez ki!
Her şeye hükmedilebilir belki, her şeye sahip çıkabilirsin, belki bir gün dünyanın hâkimi bile olabilirsin ama bir kalbe hükmedemezsin ki. Her gece dua da edebilirsin, ona şiirlerde yazabilirsin, hıçkırarak saatlerce ağlayabilirsinde ama beni sev diyemezsin, sen sev desende o istese de zorla sevemez ki! Kalbi insanın söz dinler mi hiç! Hafızası durur mu insan yüreğinin ve bir kalp boyun eğebilir mi o asilliğiyle? En çok sevgisi karşılıksız olup, sevdiğini elde edebilmiş ama kalbindeki sevgiyi kazanamamış insanlara üzülürüm. Sevilmeyeni yanında tutmak kadar acı ve hüzünlü bir şey yoktur. Sırf sen seviyorsun diye acıyıp terk edilememek hele en hazini en acısıdır. Zorla kimse kimseyi sevemiyor, ancak seveni bulduğunuz da mutlu olabiliyorsunuz. Bir de bizi sevipte bizimde sevdiklerimiz vardır ancak haberdar değilizdir. Kalbimizde bir taş, boğazımızda bir yumruk oluşur da sevdiğimizi söyleyemeyiz. Kalp kırıklıkları aptalca gururlar hakim olur bütün duygularımıza, küçücük bir hatayı bile büyütür devasa bir kabusa çeviririz. Bu eşimiz, sevgilimiz, annemiz, kardeşimiz hatta kendimiz bile olabiliriz. Çok sevdiğimizden kırılmış kalbimizin, ya yine yaklaştırırsam yine kırılırsa diye korku ve panikle mesafeleri koyarız. Mesafeler önümüzde koca bir dağ olur, dağlarda ki soğuk karlar kalbimizi üşütür yine yalnız kalırız da sevdiğimizi anlatamayız. Ta ki bir gün onları tamamen kaybedip gittiklerinde ancak seni çok seviyorum diyebiliyoruz. Ama neye yarar o bizi duyamadıktan ya da geçen o sevimsiz vakitlerden, yıllardan sonra. Yakınlarında olduklarında affedebilmek ne mümkün, kaybettiğimizde kendimizi affedebilmek kadar imkânsızdır. O kadar vakit azdır ki zorla sevdiremesek bile kendimiz sevdiğimizi ortaya koymalıyız. Kim bilir belki o da sevgisini ortaya koyamayanlardandır. Belki sizin onun için çektiğiniz acı kadar, o da sizin için acı çekiyordur. Onun da boğazında acı veren bir yumruk vardır. Belki sadece biraz gururunuz incinir, utanır acı çekersiniz incindiğiniz de ama kaybettikten sonra yada geç kaldıktan sonra söylemekten iyidir. O kahredici pişmanlığı yaşayıp, çaresizce gözünüzden yaşlar dahi akmamaya başladığında pişman olmaktansa. Gözyaşlarım neden akmıyor demektense, duygularını kendine küstürmeden sevdiğini söyle. Ama sever ama sevmez, dilinden o sözcükler dökülsün yeter. Yeter ki için de bir zehir kalmasın. Belki çok sevilir belki karşılık bulamazsın. Olsun sevildiğini bilmekte, sevdiğini söylemekte güzel. Sevgini tek başına yaşamakta
Sevilmiyorsan da zorla sevdiremezsin, Sevmiyorsan da zorla sevemezsin.... August 05 SENSİZİM ÜŞÜYORUMKilit vurdum kalbime, umutlarıma. Ne bundan böyle sevdaya dair bir şeyler beklenebilir yüreğimden ne de nefret edebilirim birinden. Ben hamal değilim ki; hep kahrını taşıyım ömrün; Alın atık üzerimden hayata dair ne varsa. Alın sevdaya dair acıları, paylaşın aranızda…
Sen sanıyorsun ki, kolay geliyor gidişin bana.. Arkanı döndüğün ilk andan gözlerim gülecek mi yeniden sanıyorsun? Söylesene! Sen ne sanıyorsun aşkı, sevgiyi, söylesene! Kolay olan, kaçmaksa, yalansa, vazgeçişse; ben zor olanı seçiyorum ve Seni Hala Seviyorum.
Sen öyle san, farzet ki her şey çok kolay… Gittiğini sandığın sen, giderken bende kalanlarını, yani seni, yani aşkı, yani bizi alamayacaksın benden…. Geri vermeyeceğim onları, benim onlar, bana ait. Biliyor musun, acı olan asla gidişin değil.. Belki bir gün sevmeyi öğrendiğin de yanında ben olmayacağım.. Bir sabah gözlerini yeni doğan güne açtığında başkası olacak yatağında.. Benim içinse sadece "sen" var olacak baktığım her yerde… Ve işte ilk defa o gün sebepsiz ağlayacağım, o gün yaan yağmur gizlemeyecek gözyaşlarımı. Kim bilir belki de aynadaki hayalin ilk kez asacak suratını bana ve o sabah sensiz ve üşümüş uyanacağım!
Her şeyin bir bedeli var biliyorum ve bende bu bedeli ödüyorum. Ödediğim bedel sensizlik, yalnızlık, aşksızlık Oysa yüreğim her şeye rağmen mutlu olmanı diliyor…. Seni bulduğum yerden başlıyorum yürümeye.. Seni düşünüyor ve gecenin ayazında üşüyorum.. Veda bile etmeden gidişin geliyor aklıma, sadece susuyorum..
DÜN BİTTİ.... BUGÜNÜ YAŞA
Gözde yaş yoksa ruhta gökkuşağı oluşmaz. Günün her saatini dün olduğundan daha iyi olabilmek için kullanmalısın. Büyük ruhlar acılarını sessizce çeker. Hiçbir zorluk çok büyük değildir.Yeter ki onu kücük parçalara bölmesini bil. Her insanın yaşamı önceden yazılmış bir peri masalı gibidir. Dün bitti bugünü yaşa. Hayata değer bir yaşam, sevmeye değer bir aşk, dostluğa değer bir arkadaşlıktan asla vazgeçme… Ne eksik ne fazlasını ara ve seni üzenle ASLA UĞRAŞMA...
June 18 HAYAT HERZAMAN AYNI FIRSATLARI SUNMAZ...Karşımıza erken çıkmış insanları yolun dışına sürerken; Birgün geri dönüp, onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat herzaman cömert davranmıyor bize. Tersine, çoğu kez zalimdir. Herzaman aynı fırsatları sunmaz. Toyluk zamanlarını ödetir, hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitmeden yıprattığımız dostlukların, savurganca harcadığımız AŞKların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız Bir gün......... Bir akşam üstü yanınızda kimsecikler olmaz; Ya da olması gerekenler yanımızdakiler değildir.....
'' MURATHAN MUNGAN'' SEVEBİLEN BİR YÜREĞİNİZ VARSA
Çiçekler, meyveler gibi... Yaz, sonbahar ya da kış. Nedense duygu rüzgârları hep ilkbahara yakıştırılır. Coşkular, tutkular hep baharı simgeler. Gürül gürül akan sel sularına pek yaraşsa da bir mevsimle sınırlandırılamaz duygular. Ne zamanı ne de yeri vardır sevginin. Ne de kuralı... Ilık bir rüzgârda olabilir, savurup götüren bir fırtına da. Buz gibi yalnızlıkları da yaşatır, sıcacık özlemleri de... Gün ışığı olur, süzülür yüreğinize, ısıtır kavurur belki de yakar. Yine de onu arar, ona koşar insanoğlu.Yakınsa da bıkmaz. Ya yüreğinde saklar sımsıkı ya da kaçırır parmaklarının arasından... Çünkü özgürdür sevgi.Tutsak edilmeyi sevmez. Neden ille de ilkbahar rüzgârları?... Oysa hemen ardından yaz gelir. Ve gerçek sevgi yaza daha yakındır. Yakan, kavuran yine de iyi ki var denilen sevgi... Buğday güneşsiz olgunlaşamaz.Ve sevgi, ekmek gibi, su gibi gerçeğidir insanın... Acı da çektirse, ısıtır, yüceltir, olgunlaştırır sizi. Anılarınızda neler var? Neler kaldı kocaman yazdan? Yüreğinizde sakladığınız yıldızlar mı? Yoksa bir mevsimlik Yaz duygusu mu? Hani yaz yağmurları gibi geçiveren... Olsun... Yaşanılan her güzelliğe saygı göstermek gerek. Yaşamının baharında olan da,Sonbahara doğru yol alan da ıslanabilir bu yağmurlardan. Olsun varsın.Sevgi yağmur gibi yağacaksa ve sırılsıklam ıslatacaksa sizi, bırakın yağsın gönlünce...
Sevebilen bir yüreğiniz varsa, sevgiye saygınız da varsa eğer, dört mevsim bahar ve yazdır sizin için.Kışlardan korkmanıza hiç gerek yok! Sevgi kaynağınız ısıtır sizi...
Suna TANALTAY SEVGİLER HAFIZALARDA SONSUZA DEK YAŞARSekiz yaşındaydım. Bir gün, babamdan anneme bir armağan almak için para istedim. Bana tam bir dolar verdi.
Hemen çıktım evden, şehre inip mağazaları dolaşmaya başladım. Şık bir mağazaya gidip reyonlarda gezindim. Şık mağazanın nazik görevlisinin dikkatini çekmiş olmalıyım ki, yanıma gelip ne istediğimi sordu. Ona bir dolarım olduğunu ve anneme çok güzel bir armağan almak istediğimi söyledim. Bana, daha ucuz hediyelikler satan bir mağazanın adını verdi. Tam ümidimi kesiyordum ki, bir mucize yüreğimi yerinden oynattı. Karşımda duran camekanın içinde, çok şık, cam kutusunun içinde duran camdan yapılmış minik bir çatal duruyordu. Nazik bayana çatalın fiyatını sordum. - "Bugün sizin şanslı gününüz küçük hanım," dedi. - "O çatal bugün indirime girdi. Fiyatı da tam bir dolar. Bu aralar cam çatallara pek ilgi gösteren olmuyor." Ben vardım ya! Ertesi gün anneme armağanını verdim. Babam merakla eğilip annemin elindeki cam kutuya baktı. - "Ne güzel bir şey bu!" diye annem bir nida attı ve çatalı babama gösterdi, - "Bakar mısın hem de el yapımı..." - "Evet, el yapımı," dedim gururla. - "Vitrine koyabilir miyim?" diye izin istedi annem. Ben de izin verdim. Noel geldiğinde cam çatalı kutusundan çıkarıp Noel ağacına astı annem. Yıllar sonra, annem öldüğünde bankadaki kasasından değerli eşyalarını ve mücevherlerini almaya gittim. Kasadaki eşyalarının arasında duruyordu cam çatal, camdan kutusunun içinde. Kutuya bir de not iliştirilmişti: - "Sen hep düşünceli, sevgi dolu bir insan oldun ve bizi hep mutlu ettin. Seni seviyorum. Annen." Cam bir çatal mı? İnsan cam bir çatalı neden banka kasasında saklar ki? Annem saklamıştı, çünkü bu küçük armağan onun için çok, ama çok değerliydi. Banka kasasında saklanacak kadar değerli. Sevgi, adına verilen en küçük armağanı kralların hazinelerinden daha değerli kılabilecek bir şeydir. Sevgi, yıllar sonra anılarınızı canlandıran kuru bir papatyaya, minik ellerle yapılmış bir resme,
üzerine desenler çizilmiş bir peçeteye bile paha biçilmez değerler katar.
O anılar büyükanneden, dededen, teyzeden yadigâr kalan eşyalar kadar değerli olur.
Sevginin en güzel yanlarından biri de hafızalarda sonsuza dek yaşayabilmesidir . ALINTIDIR.. SEN GELDİN
Yıldızlardı seni bana getiren... Sen yıldızlara yakındın bende sana... Ağır ağır akan zamanın seni hapsettiği tuzaklardan kurtulup geldin, hoş geldin... Korkularınla, sevinçlerinle,yaşanmışlıklarınla, sırlarınla, umutlarınla ve sadece gözlerine sevgiyle bakanların görebileceği acılarınla geldin, iyi ki geldin... Uzun zamandır hiç kimseyle paylaşamadığım hüzünlerim,yenilmişliklerim, soramadığım sorularım ve alamadığım cevaplarım vardı... Hatırladığımda yüreğimde yaratacağı korkunç sızıyı duymaktan korktuğum için zihnimin bir köşesine fırlatıp attığım bir daha hiç dokunmadığım, düşünemediğim anılarım, kırılganlıklarım vardı.Şimdi özgür bıraktım özlemi... Şimdi hüzün de sevinç de doyasıya yaşanıyor bende... Sorular cevabını buluyor, anılar canlanıyor; çünkü sen geldin... Bir bir dökülürken dilimden sevda sözcükleri senin o sakin duruşun bile durduramıyor beni... "Seni soluyan bir rüzgara kapılmış gidiyorum", yüreğimi bir yelken gibi açtım, seninle dolduruyorum. Seninle olmanın, seninle yaşamanın ve zamanı sadece seninle paylaşmanın eşsiz hazzını hissediyorum, ne iyi ettin de geldin... Hep biz çözecek değiliz ya gerçeğin düğümlerini, bırak kendi halinde kalsın... Ruhuna talibim ben, asıl gerçek bu... Kaçışlardan bıkmış, hep yarım kalmış ben bir tek seninle doyuma ulaşacak, kendini bulacak... Dedim ya, sen geldin... Birde mavi var öyle ya; nereye saklamıştım maviyi, kimlerden saklamıştım da yok sansınlar istemiştim?.. Bak, güneş bile mavi mavi parlıyor görüyor musun?.. Yavaş yavaş yok oluyor yüreğimin gri katmanları...Maviyle anılıyor görebildiğim her şey... En çok maviye tutkunum ben, bu yüzden mavi sen oluyorsun, çocuk gibi seviniyorum... Sen maviyle geldin... Sen geldin; bir dokunuşun, bir öpüşün nasıl da büyük bir hazza dönüştüğünü gördüm... Sen geldin; ben oldum, aşk oldum. Sen geldin...İyi ki geldin...Ama ne güzel geldin...
ALINTI.
SEVGİLİ ARKADAŞLARIM LÜTFEN MÜZİKLİ YORUMLAR EKLEMEYİN
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|